Dağcılık Yaz Temel Eğitimi

Dağcılık Yaz Temel Eğitimi 

1. DAĞCILIĞA GİRİŞ

1.1. Dağ Kavramı: Dağ; çevresindeki karasal alanlardan daha yüksek olan kara kütlelerine verilen addır. Türkçe kökeni Çincedeki “tai” sözcüğüne dayanan sözcük “tağ” olarak Türkçeye girmiş ve zamanla da bugün kullanılan halini almıştır. “Dağlık” sıfatı, dağlarla ilişkili ve kaplı alanları tanımlamak için kullanılır. Dünyada birçok dağ olup bunların ortaya çıkış nedeni farklıdır. Bazı dağlar yer kabuğunun sıkışmasıyla oluşken bazı dağlar lavların yeryüzüne çıkıp donmasıyla oluşur.

1.2. Dağcılığın Tanımı: Kayada, karda ve buzda, dağcılık tekniklerini ve ekipmanlarını kullanarak içerisinde yürüyüş, tırmanış ve kampçılık öğelerini barındırarak hedeflenen noktaya (zirve, bir kaya etabı, kamp yeri, vs.) ulaşmayı amaçlayan spor dalıdır. Bu spor branşını, dağcılığın gerektirdiği etik değerler ve kurallar içinde yapan sporcuya dağcı denir.

1.3. Dağcılık Etiği: Dağcının kendisi, çevresi ve dağcılık sporunun geleceği için benimsemesi gereken duyarlı davranışların tamamıdır. Bu davranışlar çevre ve yerel yaşantıya saygılı olmak, dağcıların birbirine karşı olan saygısı, malzeme kullanımı ve tırmanış etiğidir.

1.4. Dağcılığın Alt Dalları: Dağcılığın alt dalları dokuz başlık altında toplanır.

1.4.1. Alpinizm: Hedefi doruğa ulaşmak olan içerisinde kaya, kar, buzul tırmanış özelliklerini bulunduran tırmanış çeşididir.

1.4.2. Kaya tırmanışı: Kaya tırmanma tekniklerini ve malzemelerini kullanarak yapılan tırmanma şeklidir.

1.4.3. Buzul tırmanışı: Buzul tırmanma tekniklerini ve malzemelerini kullanarak yapılan tırmanma şeklidir.

1.4.4. Hiking: Günübirlik yürüyüştür. Belirlenmiş bir parkuru, yürüyüş malzemeleri kullanarak tamamlamayı hedefler.

1.4.5. Trekking: Bir ya da daha fazla günü içeren kamplı yürüyüşlerdir. Belirlenmiş bir parkuru, kamp ve yürüyüş malzemeleri kullanarak tamamlamayı hedefler.

1.4.6. Spor tırmanış: Bir ya da daha çok ip boyu tırmanışı içeren ve sabit aksamlardan oluşturulmuş (bolt), zorluk derecesi, rota uzunluğu ve emniyet noktası sayısı bilinen kaya tırmanış çeşididir.

1.4.7. Ferrata: Kayaya sabitlenmiş merdiven ve sabit hatlar kullanarak tırmanmaktır.

1.4.8. Kanyoning: Dağcılık tekniklerini kullanarak kanyonları geçmektir.

 

  1. TÜRKİYE’DE DAĞCILIK

2.1. Türkiye’de Dağcılığın Tarihçesi: Türkiye’de dağcılık 30 Temmuz 1902’de Prof. Dr. Ali Vehbi Türküstün’ ün Fransız arkadaşları ile Alp Dağları’nın Mont Blanc (4810m) doruğuna tırmanmıştır. Literatüre giren ilk Türk dağcısıdır.

Türkiye’de gerçekleştirilen ilk Türk tırmanışı 1924’te Miralay Cemil Cahit Bey’in Erciyes tırmanışı olarak geçmektedir.

1927’de kurulan Eğirdir Dağ Komando Okulunun girişimleri ile 1928 yılında Türk Dağcılık Cemiyeti altında ilk cemiyet kurulmuştur.

1939’da ise Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesinde Latif Osman Çıkıgil başkanlığında Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu kurulmuştur. 21 Temmuz 1966 yılında ise Türkiye Dağcılık ve Kayak Federasyonu olarak kurulmuştur. 1967 yılında Dağcılık Federasyonu Kayak Federasyonundan ayrılmıştır. Daha sonra bünyesine Dağ Kayağı ve Spor Tırmanış branşları eklenmiştir.

2.2. Günümüze Kadar Görev Yapan Federasyon Başkanlarımız:

Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun kuruluşundan bu yana sırasıyla görev yapan başkanlarımız.

1966                  Latif Osman ÇIKIGİL

Dr. Bozkurt ERGÖR

Dr. Güner ÜNAL

Muzaffer TIRAŞ

Dr. Abdülmecit DOĞRU

Dr. Bozkurt ERGÖR

Dr. Abdülmecit DOĞRU

Erdem BÜYÜKBİNGÖL

Dr. A. Tayfun TERCAN

Ziya MENGENECİOĞLU

1997                  Alaattin KARACA

2006(Özerk)     Alaattin KARACA

2.3. Türkiye’deki Belli Başlı Dağlar ve Yükseklikleri

  • Büyük Ağrı (Atatürk Zirvesi) 5137m
  • Cilo Dağları (Reşko Zirvesi) 4158m
  • Süphan Dağı 4058m
  • Kaçkar Dağları (Kaçkar Zirvesi) 3937m
  • Erciyes Dağı (Büyük Zirve) 3916m
  • Aladağlar (Kızılkaya Zirvesi) 3767m
  • Aladağlar (Büyük Demirkazık Zirvesi) 3756m
  • Kaçkarlar (Verçenik Zirvesi) 3711m
  • Küçük Ağrı 3898m

3. TEMEL DAĞCILIK TEKNİKLERİ

3.1. Yürüyüş Bilgisi ve Tekniği

3.1.1. Yürüyüş Kavramı: Yaz ve kış koşullarında yürüyüş malzemeleri kullanılarak hedeflenen noktaya ulaşmak için yapılan etkinliklere yürüyüş denir. Dağlık alanlar genellikle teknik gerektiren araziye sahiptirler. Bu sebepten dolayı yürüyüşler belirli bir nizam ve teknik içerisinde yapılmalıdır. Buna göre yürüyüş öğeleri aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

3.1.1.1. Lider: Ekibe liderlik eden kişidir. Tüm kararlar lider tarafından alınır. Tecrübeli, güvenilir ve her türlü koşullarda gurubu sevk ve idare edebilen kişidir.

3.1.1.2. Ekip Başı: Tırmanış güzergâhının gerektirdiği teknik detaylarla ekibin önünde giden ve komutları liderden alan kişidir. Lider aynı zamanda ekip başı olabildiği gibi guruptaki herhangi bir kişi de fiziki durumuna göre ekip başı olabilir.

3.1.1.3. Ekip Sonu (Artçı):Tırmanış güzergâhının gerektirdiği teknik detaylarla ekibin en arkasında giden ve komutları liderden alan kişidir. Lider aynı zamanda ekip sonu olabildiği gibi guruptaki herhangi bir kişi de fiziki durumuna göre ekip sonu olabilir.

3.2. Yürüyüş Çeşitleri

3.2.1. Dik Yürüyüş (Çıkış): Eğimi az olan, taş düşme ihtimalinin olmadığı yüzeylerde çok kalabalık guruplar için uygun olan yürüyüş çeşididir. Diz kilitleme tekniği kullanılır.

3.2.2. S Çıkış: Eğimin arttığı ama taş düşme ihtimali ve diğer risklerin hala çok yüksek olmadığı yüzeylere uygun olan yürüyüş çeşididir.

3.2.3. Zikzak Çıkış: Eğimin çok arttığı, taş düşme ihtimali ve diğer risklerin çok yüksek olduğu yüzeylere uygun olan yürüyüş çeşididir.

3.2.4. Yan Geçiş (Travers): Eğimin yukarıya çıkmaya uygun olmadığı yüzeylerde, herhangi bir rotaya veya uygun alana geçmek için kullanılan yürüyüş çeşididir.

3.2.5. İniş: Eğime göre iniş farklılıklar gösterebilir.

3.2.5.1. Düz İniş: Eğimin az ve yürüyüş zemininde mekanik hareketin (Çarşak) olmadığı yüzeylerde yapılan yürüyüş çeşididir.

3.2.5.2. Topuk İniş: Eğimin fazla ve yürüyüş zemininin çarşak olduğu yüzeylerde yapılan yürüyüş çeşididir.

3.2.5.3. Yan Kesme: Eğimin çok fazla ve yürüyüş zemininin sert olduğu yüzeylerde yapılan yürüyüş çeşididir.

3.2.5.4 Külah İnişi: Az eğimli yüzeylerde, tabanların tamamıyla, dizlerin kırılarak ve yaylanma hareketi ile yapılan iniş çeşididir.

3.3. Yürüyüş Teknikleri

3.3.1. Diz Kilitleme: Özellikle orta eğimli arazide, vücut ağırlığının bir ayaktan diğer ayağa aktarılırken diz ekleminin dik olarak basılmasıdır. Bu esnada boşta kalan ayak dinlendirilmiş olur.

3.3.2. Ağırlık Aktarma: Vücut ağırlığı bir ayaktan diğer ayağa aktarılırken batonlar denge ve vücut ağırlığının bir kısmını aldığından dolayı orta ve daha dik eğimli arazilerde uygulanır.

3.3.3. Dinlenme: Eğimin az olduğu yerlerde ayaklar tek tek diz kilitleme yöntemi ile eğimin çok olduğu yerlerde de baton kullanarak ayakta dinlenme gerçekleştirilir.

3.4. Yürüyüşte Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Eğim, arazinin yapısı, mevsim şartları, ekibin sayı ve özelliğine göre rota, süre (tempo, yürüyüş ritmi), mola yeri tahmin ve hesaplamaları yapılmalıdır.

  1. a) Rota seçimi gurubun sayısına göre yapılmalıdır.
  2. b) Tempo gurubun kondisyonuna göre ayarlanmalıdır.
  3. c) Uygun mola yerleri ve anları seçilmelidir.
  4. d) Gece yürüyüşlerinde ise sessizliğe ve kişiler arası mesafenin korunmasına dikkat edilmelidir.
  5. e) Artçı, lider ve ekip başı arasında iletişimin sürekli sağlanmasına dikkat edilmelidir.
  6. f) Arazinin yapısına göre ayakkabı seçimi yapılmalıdır.
  7. g) İnişte ve çıkışta sırt çantasına uygun pozisyon verilmelidir.

3.5.Kamp Yeri Seçimi ve Kampın Kurulması

3.5.1. Kamp Yeri Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: Yapılacak olan faaliyetin amacına göre ve mevsim şartları göz önünde bulundurularak kamp yeri aşağıdaki maddelere göre seçilir.

  1. a) Hedefe-Yola-Suya yakın olmalı. (Ana kamplar için)
  2. b) Tehlikelerden uzak olmalı. (Taş düşmesi, çığ, yıldırım vs.)
  3. c) Düzlük alan olmalı.
  4. d) Araziye hakim olmalı.

3.5.2. Çadır Kurulumu ve Kamp Düzeni: Çadır her türlü hava koşullarında kişiyi dış etkenlerden korumak amacı ile kullanılan malzemedir. Genellikle dış tentesi su ve hava geçirmeyen polyester-sentetik malzemeden yapılır. İç tentesi tabanı hariç her yerinden nefes alabilen malzemeden üretilmiştir. Çadırlar kullanım alanlarına göre farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar özellikle mevsimsel şartlar ve yapısal özelliklerdir. Çadırlar iklim ve hava şartlarına göre 1-2-3-4-5 mevsim şeklinde, yapısal olarak da üçgen, tünel, kubbe (dome), geodezik şeklinde sınıflandırılır.

Çadır kurulacak zemin mutlaka dikenden ve taştan arındırılmalıdır. Düz bir zemine kurulmalı ya da zemin düzleştirilmelidir. Rüzgâr ve güneşin yönü dikkate alınmalıdır. Çadırlar kamp içerisinde belirli bir düzene göre kurulmalıdır. Çadırlar birbirlerine bağlanmamalı aralarında gergi iplerine takılmadan geçilebilecek şekilde boşluk bırakılmalı, çadırların kapıları birbirine bakmamalı, çadırlar iki günden fazla aynı zeminde kurulu kalmamalı, altta kalan otların hava alması için yer değişikliği yapılmalı. Çadır içerisinde de belirli bir düzen olmalı. Malzemeler kullanım durumuna göre sınıflandırılarak bazı malzemeler (ayakkabı, ocak, teknik malzeme, vs.) bagaj kısmında bazı malzemeler de (giysi, uyku tulumu, yiyecekler, vs.) içeride muhafaza edilir. Çadır dışında herhangi bir malzeme bırakılmamalıdır. Dış tente mevsim şartlarına göre, gergili olabildiği gibi tamamen kaldırılarak da kullanılabilir.

3.5.3. Çadır Kurulmaması Gereken Yerler: Dere yatakları, yüksek kaya altları, ağaç altları, hayvanların geçiş yolları ve patikalar, su kaynaklarının kenarına çadır kurulmaz.

3.6. Dağcılık Malzemelerinin Tanıtımı

Dağcılıkta kullanılan malzemeler yapıları gereği kullanımı ve bakımı özen isteyen malzemelerdir. Kullanım ve saklama esnasında keskin yüzeylerden, güneş ışınlarından, nemden, tozdan korunmasına özen gösterilmelidir.

3.6.1. Kamp Malzemeleri: Kamp alanında kullandığımız barınma, beslenme, güvenlik amaçlı kullandığımız malzemelerdir. Örneğin çadır, uyku tulumu, mat, bivak, ocak, yakıt, mutfak seti, vs.

Ocaklar: Kamp ve tırmanışta yeme içme ve su ihtiyacı için kullanılan portatif farklı yakıtlarla çalışan malzemelerdir. Birçok çeşidi vardır. Genel olarak yakıt cinsine göre benzinli, gazlı ve alkol ile çalışan ocaklardır.

Uyku tulumları: Uyku tulumunun görevi havayı hapsetmek ve vücudun etrafında tutmaktır. Tulumlar ayrıca nefes alma özelliğine sahip olmalıdır. Yapısına göre 3 çeşittir. Kaz tüyü, elyaf ve hibrit (kaz tüyü ve elyaf karışımı)

Matlar: Zemindeki ısıyı izole eden malzemelerdir. 2 çeşidi vardır şişme ve köpük matlardır.

 

3.6.1.1. Çanta Düzeni: Dağcılıkta kullandığımız çantalar ikiye ayrılır. Birincisi bütün malzemeleri içerisine alan (kamp, teknik, vs.), ikincisi ise zirve çantası diye adlandırdığımız sadece tırmanış malzemelerini alabilecek daha küçük hacimli çantalardır. Yukarıda bahsedilen her iki çanta da tırmanışın konforu, içerisindeki malzemelerin korunması ve çantanın dengeli bir şekilde yerleştirilmesi gerekmektedir. Bu dengeyi sağlamak için çantamızdaki malzemelerin ağırlık hacim ve hassasiyeti göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin en ağır malzemeler çantanın orta kısmına sırtımıza yakın yere yerleştirilmeli hafif malzemeler ise alt ve üst kısma dağılım yapılmalıdır. Dengeli yerleştirilen bir sırt çantası ayakta desteklemeden durabilmelidir. Çantanın ağırlık durumuna göre sırta alınırken dikkatli olunmalıdır. Çanta diz yardımı veya kaya üzerine konularak sırta alınabilir.

 

3.6.2. Yürüyüş Malzemeleri: Yürüyüş esnasında kullandığımız ayakkabı, baton, sırt çantası ve uygun kıyafetlerdir.

Ayakkabılar: Yürüyüş ve tırmanışta başta ayak ve vücut sağlığı olmak üzere pek çok avantaj yaratacak şekilde tasarlanmış suya dayanıklı soluyabilen malzemelerdir. Kullanım alanına göre sert tabanlı ayakkabılar, kaya tırmanış ayakkabıları ve plastik ayakkabılardır.

3.6.3. Kişisel Malzemeler: Tüm faaliyetlerde kullanılan giysi, hijyen malzemeleri ve yürüyüş malzemeleri konusunda anlatılan ayakkabılar gibi kişiye özel malzemelerdir.

3.6.4. Teknik Malzemeler: Tırmanış esnasında kullanılan malzemelerdir. Emniyet kemeri, ip, kask, kazma, krampon, karabina gibi.

3.7. Dağcılıkta Kullanılan İp Düğümleri

3.7.1. Düğümün Tanımı: Bir veya daha fazla ipten ip halkası elde etmek, ipleri sabitlemek ve bir takım malzemelerle kombinasyon içerisinde çalışmasını sağlamak için yapılan ip hareketleridir.

3.7.2. Düğümlerin Özellikleri:

  1. a) Sağlam olmalı
  2. b) Kolay atılabilmeli
  3. c) Estetik olmalı
  4. d) İstenildiği zaman kolay çözülebilmeli
  5. e) Basit olmalı
  6. d) Çekeri yüksek olmalı

3.7.3. Düğüm Çeşitleri ve Kullanım Yerleri:

3.7.3.1.Hareketli düğümler:

  1. a) Yarım Kazık: İp inişinde, emniyet almada ve herhangi bir yük indirmede kullanılır.
  2. b) Prusik: İp üzerinde hareket ederken ve ekstra emniyet almada kullanılır.

3.7.3.2.Sabit düğümler:

  1. a) Sekizli: İpe girerken, emniyet kemerine girerken ve ipi sabitlerken kullanılır. Açık ve kapalı sekizli olarak 2 çeşidi mevcuttur.
  2. b) Çift kulaklı sekizli: İpte farklı uzunlukta iki kulak elde etmede ve genellikle arama kurtarmada kullanılır.
  3. c) İp ortası düğümü: İpin yıpranan kısmını baypas ederek ipin çekiş yönünü değiştirmeden atılan düğümdür. Kelebek düğümü olarak ta adlandırılır.
  4. d) Balıkçı: Bir ipi halka şekline getirmek ve çapları aynı veya birbirine yakın iki ipi birbirine bağlamak için kullanılan düğümdür.

3.7.2.3. Sıkışıcı düğümler:

  1. a) Sancak: Bir ipi halka şekline getirmek ve farklı kalınlıklardaki iki ipi birbirine bağlamak için kullanılan düğümdür.
  2. b) Bulin: Emniyet kemerine bağlanmak ve iki ipi birbirine bağlamak için kullanılan düğümdür.
  3. c) Camadan: Aynı kalınlıktaki iki ipi birbirine bağlamak için kullanılan düğümdür.
  4. d) Tam kazık: İpi bir yere sabitlemek için kullanılan düğümdür.
  5. e) Perlon bant: İki perlonu birbirine bağlamak veya perlonu halka şekline getirmek için kullanılan düğümdür.

Düğümlerde dikkat edilmesi gereken noktalar: Düğümler atıldıktan sonra kalan uçlar ipin çapının en az 10 katı kadar bırakılmalı, kalan uçlar eşit uzunlukta olmalı, ip halkası yapıldığında ipin döngü yapmamasına dikkat edilmeli, ipin kendi çapından daha ince yerlerde kullanılarak kırılmasına engel olunmalıdır.

3.8. Doğal Tırmanış

  1. a) Serbest-Doğal Tırmanış: Malzemelerin güvenlik amaçlı kullanıldığı, sadece tutamak ve basamaklardan yararlanılarak yapılan tırmanıştır.
  2. b) Yapay Tırmanış: Malzemeleri tutamak ve basamak gibi kullanarak yapılan tırmanış metodudur.

3.8.1. Temel Tırmanış Teknikleri

  1. a) 3 nokta prensibi: Tırmanırken en az 3 uzvun kayada herhangi bir noktaya basması veya tutmasıdır. Bu 2 el bir ayak ya da 2 ayak bir elin kayaya basması veya kayadan tutmasını ifade eder. Tırmanırken vücut ağırlık merkezi (VAM) kontrol edilmelidir.
  2. b) Dik yükleniş: Tırmanıcının eller üzerinde kendini çekmesi değil ayaklar üzerinde yükselirken ellerin denge için kullanılmasıdır.
  3. c) Karşıt baskı: Ellerin ve ayakların ters yönde itme ve çekme hareketi yapmasıdır. Örn: Piyaz tekniği
  4. d) Sıkıştırma: Parmaklar, el, kol, ayak, diz, sırt dahil olmak üzere vücudun bir kısmı veya tamamını kayadaki çatlakların içinde karşıt yönde iteleyerek sıkıştırma metodudur. Örn: Baca tekniği

3.9. Tırmanış Teknikleri İle İlgili Bazı Kavramlar

3.9.1. Tutamak ve basamak kavramı: Ellerle tutulan tutamak, ayaklarla basılan basamaktır ama tırmanışta bunlar yer değiştirebilir. Tutamak kavramı yukarda bahsedilen karşıt baskı ve sıkıştırma metotları ile yapılabildiği gibi baskı uygulayarak ya da sürtünmeden yararlanılarak da tutamak kavramından bahsedilebilir.

3.9.2. Hamle kavramı: Bir tutamaktan diğer tutamağa yapılan harekettir. Hamleler yapılırken VAM’ ın ( Vücut Ağırlık Merkezi) bozulmamasına dikkat ederek atlama, zıplama, salınım, sarkmak gibi hareketlerden kaçınılmalı çok uzak noktalara hamle yapılmamalı ve vücudu çok küçültecek hamlelerden kaçınılmalıdır.

3.9.3. Güvenlik Kavramı:

Güvenlik kişinin kendisinin, partnerinin, tırmanış alanının ve malzemelerinin güvenliği için alınan tüm teknik tedbirlerdir. Genel anlamdaki güvenlik kişinin malzemesini koruması, kamp alanında tehlike yaratacak unsurlardan uzak durması, kayalık alanlarda kask ile dolaşılması gibi önlemlerdir.

3.9.3.1. Emniyet çeşitleri: Doğal ya da teknik malzeme ile oluşturulan emniyet sistemleri vardır. Bunlar tırmanış türüne göre ana ve ara emniyetler olarak ikiye ayrılır. Bunun dışında kişinin kendini ve partnerini herhangi bir noktadan sabitlemesi (dinamik veya statik emniyete alması) de emniyet çeşitlerindendir.

3.9.3.2. Dağ tehlikeleri:

  1. a) Subjektif dağ kazaları (insan faktörlü)
  2. a) Yetersiz eğitim
  3. b) Yetersiz beslenme
  4. c) Yetersiz malzeme
  5. d) Aktif cesaret
  6. e) Disiplinsizlik
  7. f) Motivasyonsuzluk
  8. g) Ego tatmini
  9. h) Ekip uyumsuzluğu
  10. i) Fiziksel uygunsuzluk
  11. b) Objektif dağ kazaları (doğa faktörlü)
  12. a) Uygun olmayan hava şartları
  13. b) Fırtına
  14. c) Tipi
  15. d) Sağanak yağmur (sel)
  16. e) Çığ
  17. f) Taş düşmesi
  18. g) Heyelan vs.

3.9.4. Serbest tırmanış ve iniş: Malzeme kullanmadan yapılan tırmanış ve iniş yöntemidir. Herhangi bir emniyet aleti kullanılmadığından ve güvenliğimiz olmadığından oldukça dikkatli davranmalı, rota üzerinde geçilemeyecek nokta tespit edildiğinde de farklı rota seçilmelidir.

3.10. İple iniş yöntemleri: Serbest iniş ve teknik malzeme yardımı ile yapılan inişlerdir. Serbest ya da malzemeli iniş fark etmeksizin kontrollü davranmalıyız. Bütün iniş hattı boyunca senkronize bir hareket dizisi uygulamalıyız. Malzemeli inişlerde iniş malzemesi ve güvenlik ipleri doğru yerleştirilmiş olmalıdır. Vücut ağırlığı eşit şekilde ayaklara aktarılmış ve ayak tabanları yüzeye tam basacak şekilde olmalı. Bu sadece vücudu “L” şekline benzeyen bir pozisyon sağlayarak gerçekleşir.

Bütün bunlardan sonra yine bir senkron içerisinde ipe şok uygulatmadan basacağımız yerleri kontrol ederek geri adımlama yaparak (ayaklar sürünmemeli) iniş yapmalıyız.

İniş malzemesi çeşitleri: Sekizli stop desender, yarım kazık, robot gibi malzemelerdir.

 

  1. DAĞDA BESLENME

Yaşamın sürdürebilmesi, yıpranan hücrelerin yenilenmesi, sağlığın korunabilmesi, büyüyüp gelişebilmek ve günlük etkinlikleri yapabilmek için vücudun yapı maddelerine ihtiyaç vardır. Vücudun ihtiyacı olan yapı maddelerinin alınmasına beslenme denir. Beslenmede karşımıza altı gurup halinde besin öğeleri gelir. Bunlar; karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, minareler ve sudur.

Dağa götürdüğümüz besinlerde olması gereken özellikler: Az yer tutmalı, kolay pişirilebilmeli, ambalajları hafif olmalı, sindirimi kolay olmalı, az posa içermeli, karbonhidrat yönünden zengin olmalı ve uzun süreli bozulmama özelliği olmalıdır. Bunu yanında, dağcılığa yeni başlayanlar çoğunlukla konserve kullanırlar. Konservenin tüketilmeye hazır oluşunun yanında önemli dezavantajları vardır. Bunlar; konserve kutuları ağırlık yapar, yüksek oranda yağ içerir, yüksek irtifalarda patlama olasılığı vardır, yüksek oranda tuz ihtiva etmektedir ve kutularını geri getirme zorunluluğu vardır.

 

5. HARİTA –PUSULA VE DAĞDA YÖN BULMA

Öncelikle su yataklarını izlemek en çok tercih edilen yöntemdir. Bu su yatağının insanların yaşadığı bir yere ulaşma ihtimali oldukça yüksektir. Patikaları aşağı doğru izlemek de iyi bir yöntemdir, tabii bunları bulabilirseniz! Keza baba adı verilen ve üst üste taşları dizerek yapılan rota işaretleri de yön bulmanıza yardımcı olabilir.

Hareket ederken, hem geri dönmeniz gerektiğinde başlangıç noktanıza ulaşmanızı kolaylaştıracak hem de olası arayıcılarınızın sizi bulmalarına yardımcı olacak işaretler koymak iyi bir yöntemdir. Zemine bağlı olarak büyük ve hareket yönünüzü gösteren oklarla S.O.S. yazıları yazmak, dikkat çekici taş yığınları oluşturmak, dallardan işaretler yapmak vb. bulunmanızı kolaylaştırır. Ateş yakmak da iyi bir işaret verme yöntemidir.

Harita, yeryüzünün tümünün ya da bir parçasının belirli oranlarda küçültülüp işaretleştirilerek bir düzlem üzerinde gösterimidir. Pek çok türü olmakla birlikte bizim kullanacaklarımız asıl olarak, eş yükselti eğrileriyle yükseklik bilgisinin de verildiği topografik haritalar ya da belirli bir rotayı – rotaları gösteren Dağcı Eskiz haritalarıdır. Bu dokümantasyonda topografik haritalar temel alınacaktır.

Haritanın ölçeği, haritadaki 1 cm ya da inch’ e denk düşen gerçek cm ya da inch’ i verir. Örneğin 1:25000 bir haritada 1 cm gerçek hayatta 25000 cm. = 250 mt. = 0,25 km’ ye denk düşer. Doğa sporlarında yeterli detay verdiği için 1:25000 ya da 1:50000 ölçekli haritalar kullanılır.

Pusula ana olarak, sabit bir nokta etrafında serbestçe hareket edebilen bir manyetize edilmiş iğneden oluşur. İğnenin kuzeyi gösteren tarafı diğer tarafından farklı bir renktedir (genellikle kırmızı). Aranılan özellikler ana hatlarıyla şunlardır. İğnenin rahatça hareket edebildiği ve kendisi de hareket edebilen içi sıvı dolu bir pusula yuvası, bu yuvanın etrafında açı çizgileri barındıran bir gösterge, üzerinde yön oku, ölçü çizgileri, cetvel olan bir taban, opsiyon el olarak, eğim ölçmeye yarayan ayrı bir iğne, ayar yapmayı ve kerteriz almayı kolaylaştıran bir ayna, boyunda taşımayı kolaylaştıran bir ip vb.

İyi bir oryantiring sporu pusulası da manyetik sapmaların en az yaşandığı pusulalar olarak işe yarayabilir.

 

6.METEOROLOJİ – KLİMATOLOJİ (İKLİM BİLİMİ) BİLGİSİ

Dağcılık ve doğa sporları yapanlarla doğada her hangi bir amaçla bulunanlar için hava durumunu bilmek çok önemlidir. Kampa gitmeden önce hava durumunu incelememek, ona göre giysi almamak ve kalış planları yapmamak kampınızın çok kötü geçmesine neden olabilir. Günümüzde hava tahminleri daha uzun süreli ve çok daha güvenilir olarak yapılabilmektedir. İnternet sayesinde birçok hava tahmin istasyonunun web sayfalarına girip ileriki dönemin tahminlerini alabiliriz. Gökyüzüne bakarak ve bazı özel belirtileri gözlemleyerek kendimiz de bazı tahminler yapabiliriz. Güneş doğarken parlak ve hafif sisli olursa, gökkuşağı akşam görünürse, güneş ve ay etrafında büyük hale olursa havanın iyi olacağı anlaşılır. Yine akşam kırmızı olan bir gökyüzü iyi havanın belirtisidir. Sabah otların kuru olması, üzerlerinde çiğ olmayışı, güneşin soluk ve dumanlı doğması, ayın parlak olması, bulutların beyaz olması da kötü havanın geleceğine işaret olabilir. Doğal yöntemleri biliyor olsak da meteorolojiden alınan bilgilere itibar etmeliyiz.

 

7. İLKYARDIM BİLGİSİ

Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalara ilkyardım denir.

Acil yardım ise, tedavi ünitelerinde, hasta veya yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelerdir.

İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişilere ilkyardımcı denir.

İlkyardım ve acil yardım arasındaki fark, acil yardım bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılırken, ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.

 

İlkyardımın öncelikli amaçları; hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak, yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak, hasta veya yaralının durumunun kötüleşmesini önlemek, iyileşmeyi kolaylaştırmaktır.

İlkyardımın temel uygulamaları; Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.

Koruma: Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.

Bildirme: Olay mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Türkiye’de ilkyardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir.

Kurtarma (Müdahale): Olay yerinde hasta veya yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.

112’ nin aranması sırasında sakin olunmalı ya da sakin olan bir kişinin araması sağlanmalıdır. 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmelidir.

İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir?

Hasta/Yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekleri belirlemek

Hasta/yaralıların korku ve endişelerini gidermek

Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek

Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunmak

Kırıklara yerinde müdahale etmek

Hasta/yaralıyı sıcak tutmak

Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek

Hasta/yaralıyı hareket ettirmeden müdahale yapmak

Hasta/yaralının en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112) (Ancak, ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kıpırdatılmamalıdır.)

İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır?

Olay yeri genellikle insanların telaşlı ve heyecanlı oldukları ortamlardır. Bu durumda ilkyardımcı sakin ve kararlı bir şekilde olayın sorumluluğunu alarak gerekli müdahaleleri doğru olarak yapmalıdır. Bunun için bir ilkyardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir:

İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmak,

Önce kendi can güvenliğini korumak,

Çevredeki kişileri organize edebilmek ve onlardan yararlanabilmek,

Sakin, kendine güvenli ve pratik olmak,

Eldeki olanakları değerlendirebilmek,

İyi bir iletişim becerisine sahip olmak. Olayı anında ve doğru olarak haber vermek (112’yi aramak),

8. GECE YÜRÜYÜŞÜ

Çoğu zaman zirve tırmanışlarına gece başlamak zorunda kalabiliriz. Kışın çığ riskine karşı gece yola çıkılabildiği gibi zirve dönüşü yolun uzun sürmesi sebebi ve faaliyeti gündüz tamamlamanın daha güvenli olacağı için de gece yürüyüşü yaparız.

Gece yürüyüşü ekip düzeni şeklinde, ses çıkarmadan ve çok gerekli değilse kafa lambaları kapalı şekilde yapılır.

Gece yürüyüşlerinde dağdaki en önemli algılarımızdan biri olan görme kısıtlıdır. Bu durumu aşmak için diğer duyularımıza yüklenmek açısından sessiz olmamız gerekir. Ekiptekiler sessiz bir şekilde yürürlerken bir yandan etraflarını kolaçan etmeli, bir yandan da önündeki ve arkasındaki ekip arkadaşının iyi olup olmadığını kontrol etmelidir.

Lambalar göz bebeklerimizin küçülmesine neden olacağı için kafa lambası sadece aydınlattığı bölgeyi görebilmemizi sağlar. Ancak dağ gibi her yerden tehlike gelebilecek ve her yerini aydınlatamayacağımız bir ortamda çok gerekli değilse kafa lambaları kapalı olmalıdır. Zaten bir süre sonra gözümüz karanlığa alışır ve hele de dolunay var ya da hava açıksa etrafımızı görebilmeye başlarız.

Ekip düzeni de son derece önemlidir. Kime ne olacağını göremeyeceğimiz için ekip düzenine katiyen uyulmalı ve herkes önündeki ve arkasındaki ekip arkadaşını ara ara kontrol etmelidir.

9. ÇEVRE ve DOĞA KORUMA BİLGİSİ (EKOLOJİ)

Çevre bilimi, canlıların birbirleri ve çevreleriyle ilişkilerini inceleyen bilimdir. Ekosistem ise canlı ve cansız çevrenin tamamıdır. Ekosistemi de abiyotik faktörler (toprak, su, hava, iklim gibi cansız faktörler) ve biyotik (üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar) faktörler olmak üzere iki faktör oluşturur.

Fauna, belli bir bölge ya da devirde yaşayan hayvan türlerinin tamamının bir araya getirdiği topluluğa denir.

Flora, Lâtince, “belirli bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi, bitki örtüsü” anlamına gelir. Flora ve faunanın sadece bulunduğu bölge sınırları içerisinde olmasına endemik tür denir.

Sizde Paylaşın...Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter