Dağcılık Yaz Gelişim Eğitimi

                                                DAĞCILIK YAZ GELİŞİM EĞİTİM NOTLARI

 1. DAĞCILIKTA KULLANILAN TEKNİK MALZEMELER

1.1. İpler ve Perlonlar

1.1.1. İpler: İpler tırmanışta, inişte, yatay geçişlerde; emniyeti sağlamak için kullanılır. Yapısal olarak iç kısmında kern (kermantel) dış kısmında onu çevreleyen bir mantodan oluşmuştur. Bu iki kısım aynı materyalden olmasına rağmen farklı sıklıkta dokumalardan meydana gelmiştir. İpler yapısına göre, kullanım yerlerine göre ve çaplarına göre 3’ e ayrılır.

1.1.1.1. Yapısına göre:

  1. a) Statik: Dokuması çok sık olduğundan esneme katsayısı çok azdır. Genellikle arama-kurtarma, uzun ip inişleri ve hava hatlarında kullanılır.
  2. b) Dinamik: Dokuması statik ipe göre nispeten biraz daha az sıklıktadır. Bu yüzden esneme katsayısı daha fazladır ve şok emme özelliği vardır. Uzun kaya tırmanışları, spor tırmanış gibi şok yeme ihtimali olan yerlerde kullanılır.

1.1.1.2. Kullanım yerlerine göre:

  1. a) Tam ip: Ortalama çapları 8 mm ve üstü tam ip olarak kabul edilir. Tam ipleri üzerinde bulunan daire içindeki “1” sayısı ile anlamak mümkündür.
  2. b) Yarım ip: Çapları 6-5 mm arasında olur. Yarım ipleri üzerinde bulunan daire içindeki “½”sayısı ile anlamak mümkündür. Çift ip ve ikiz ip tekniklerinin ihtiyaç duyulduğu yerlerde ve ipi uzun ömürlü kullanmak için tasarlanmıştır.
  3. c) İkiz ip: Yarım iplerin özel üretilmiş modelleridir. Birbirinin tıpa tıp aynı olması gerekir. Bazen farklı renkte olabilir fakat ayrı ayrı asla kullanılmaz. Üzerlerinde iç içe geçmiş iki daire bulunur. İkiz ip tekniği için tasarlanmış ipin çapının kalınlaşması sebebi ile daha uzun ip ömrü ve daha uzun ip inişi sağlar.
  4. d) Yardımcı ip: 2 mm’ den 6 mm’ ye kadar olan iplerdir. Yardımcı ipler tırmanış amaçlı olmayıp (şok emmeyen) emniyet ve frenleme amaçlı kullanılan, malzeme askısı veya ara emniyet noktalarında kullanılabilen ip çeşididir.

NOT: İplerin kalınlıkları kullanım yeri, kullanım amacı ve yapısına göre değişiklik gösterebilir. Esas olan ip üreticisinin vermiş olduğu değerlerdir.

1.1.1.3. Kullanım yerlerine göre:

  1. a) Dry (kuru) ip: Sadece kuru havalarda kullanılır.
  2. b) Wet (ıslak) ip: Islak havalarda kullanılır. Kuru havalarda da kullanılabilir kuru ve ıslak –kuru ipe nazaran daha serttir.
  3. c) Wet – Dry (ıslak – kuru) ip: Hem ıslak havalar da hem kuru havalarda kullanılır.

1.1.2. Perlonlar: Perlonlar da iplerle aynı materyalden yapılmış ama farklı şekilde düz ve tübular olarak üretilmiştir. Genellikle ana ve ara emniyet noktası yapımında ve sistemleri birbirine bağlamak için kullanılan malzemelerdir. Farklı kalınlık, renk ve ebatları mevcuttur.

1.1.2.1 Dikişli perlonlar: İki ucu özel dikişlerle birleştirilmiş bir halka oluşturan olabilen, ara emniyet noktalarında, ipin doğrusallığını sağlamak için farklı uzunluklarda üretilmiş malzemelerdir.

1.2. Karabinalar

Dağcılıkta kullanılan; ana emniyet noktaları kurmada, ara emniyet noktalarında, ipe bağlanmada, kurtarmalarda, iniş ve çıkışlarda, malzeme taşımada vb. şekillerde kullanılan en önemli malzemelerden birisidir. Yapısı metal alaşımlıdır. Üzerinde birçok metal malzemede olduğu gibi, kaldırabileceği maksimum yükü (KN) yazmaktadır. Karabinalar kendi arasında kilitli ve kilitsiz olarak iki kısma ayrılmaktadır.

1.2.1. Kilitli karabinalar: Emniyet noktalarında, yüksek güvenlik içeren yerlerde, sistemin çok hareket ettiği alanlarda, açılma riski fazla olan yerlerde (çarpma, vurma, sıkışma) kullanılır. HMS, D kilitli karabina, çelik kilitli karabina, mağaracı çelik karabina (maillon rapide carabiners)

HMS (high movement system): Geniş ağızlı karabinadır. Böylelikle ipin, içerisinde rahat çalışmasına olanak tanıyan bir malzemedir. Tırmanışın başladığı ve bittiği noktalarda, emniyet ve iniş malzemelerinin bağlandığı noktalarda genişliği sayesinde rahat kullanım sağlar.

D Kilitli Karabina: Özellikle ana emniyet noktalarının sikke ve takoz bağlantılarında ve diğer karabinanın açılma riski olan yerlerde kullanılır.

Çelik karabinalar: Arama kurtarma ve ağır yük içeren tüm çalışmalarda kullanılır.

1.2.2. Kilitsiz karabinalar: Genellikle ara emniyet noktalarında ve malzeme taşımak için kullanılır. Eğik kapılı, düz kapılı, tel kapılı D karabina, malzeme karabinası, oval karabina gibi çeşitleri vardır.

1.2.2.1 Expres setler: İki ucunda kilitsiz karabina olan özel kısa dikişli perlonla birleştirilmiş olan setlerdir. Farklı uzunluklarda farklı özelliklerde olabilirler (eğik kapılı veya düz kapılı).

1.3. Sikke ve takozlar

Kaya üzerindeki delik ve çatlaklara çakılmak ve yerleştirmek için imal edilmiş demir veya titanyumdan yapılmış özel alaşımlı malzemelerdir. Ana ve ara emniyet noktalarının tespit edilmesinde kullanılır. Sikke ve takozlardan bahsederken kaya yapılarından ve çatlak tiplerinden bahsetmeliyiz.

  1. a) Kaya yapıları: Kayalıklar farklı yapılarda olup bazen yumuşak bazen de çok sert yapılar olabilir. Bu kayalar kireçtaşı (Aladağlar), volkanik (Erciyes), kumtaşı (her yerde olabilir) gibi çeşitlerdedir.
  2. b) Çatlak tipleri: Yatay, dikey ve diyagonal diye 3’ e ayrılır. Bu çatlaklar dışarıya ya da aşağıya doğru açılabilir ya da daralabilir. Sikke ve takozlar da bu çatlak yapılarına göre yerleştirilir.

1.3.1. Sikkeler: sert ve yumuşak olmak üzere iki kısma ayrılır.

  1. a) Sert sikkeler: Kaya içindeki çatlağın yapısını takip etmeyip sikke doğrultusunda kayayı parçalayarak yerleşir. Renkleri genelde koyu metal rengindedir.
  2. b) Yumuşak sikkeler: Kaya içindeki çatlağın yapısına uygun olarak girer ve çatlağın şeklini alarak yerleşir. Renkleri genelde açık metal rengindedir.

1.3.1.1. Sikke çeşitleri:

  1. a) Üniversal sikkeler: Yapısı diğer sikke çeşitlerinden farklı olarak göz ve gövde kısmının birbirine 45 derecelik bir açıyla sabit olmasından dolayı yatay, dikey ve diyagonal çatlaklarda kullanılabilir. Yumuşak ve sert yapılı çeşitleri vardır.
  2. b) Profil sikkeler: Yapılış şekillerine göre U, V, Z harflerine benzemektedir. Yatay ve dikey çatlaklarda kullanılır.
  3. c) Bong sikkeler: Büyük ebatta yapılmış “V “ ve “U” profil sikkelerdir. Diğerlerinden farklı olarak delik sayısı fazladır. Daha geniş çatlaklarda kullanılır. Delikler kuvvet kolunu kısaltmak için kullanılır.
  4. d) Bıçak sikkeler: Dar çatlaklara uygulanan ince yapılı sikkelerdir. Yumuşak ve sert yapılı çeşitleri vardır.

Bunlar dışında özel üretilmiş sikkelerde bulunmaktadır. Örneğin hamle sikkesi (sadece hamle yapmak için kullanılır düşüş için kullanılmaz). Boltlar ise kaya üzerinde delik açmak sureti ile bir daha çıkmamak üzere uygulanır.

1.3.2. Takozlar: Takozlar sikkelere göre nispeten daha büyük çatlaklarda kullanılan malzemelerdir. Takozların kullanımında çoğunlukla dönme momentinden faydalanırız. Dönme momenti, kuvvet koluna binen yükle malzemenin kaya içerisinde hareket etmesi veya hareket etmeye zorlanmasıyla ortaya çıkan tutunma halidir.

1.3.2.1. Takoz Çeşitleri:

  1. a) Stopper: Dışa ve aşağıya doğru daralan çatlaklarda yatay ve dikey olarak kullanılır. Sıkışma prensibine göre çalışır. Bağlantı noktaları küçük ebatlılar telli, büyük ebatlılar ise ipli olabilir.
  2. b) Hegzantrik (Hexantrick): Farklı yüzey ölçülerine sahip altı adet yüzeyi bulunan ve dönme momenti prensibi ile çalışan bir malzemedir. Bağlantı noktaları küçük ebatlılar telli, büyük ebatlılar ise ipli olabilir.
  3. c) Tri-cam: Bir ucu sivri olan 3 tane tutunma yüzeyinden meydana gelmiştir. Dönme momentiyle çalışan malzemelerdir. Kuvvet kolları sadece perlonlardan yapılmıştır.
  4. d) Friend: Her türlü çatlağa uyabilen hareketli parçalardan oluşmuş ve birbirlerinden bağımsız hareket eden malzemelerdir. Kuvvet kolları teldir.

1.4. Emniyet kemerleri: Dağcının tırmanışta, inişte ve kurtarmada kullandığı malzemedir. Emniyet kemeri vücudun hareket kabiliyetini kısacak kadar sıkı, üzerimizden düşecek kadar gevşek olmamalıdır. “Fullbody” denilen bütün tipte ve alt, üst ve profesyonel olmak üzere çeşitleri vardır. Fullbody tipi daha çok yeni başlayanlar, çocuklar, kurtarma ve ip üzerinde fazla çalışma gerektirdiğinde kullanılır. Profesyonel emniyet kemeri tırmanış eğitimini almış, belli bir tecrübeye sahip, şok ve düşme kavramlarını bilen tırmanıcılar için tasarlanmıştır. Alt emniyet kemerinin profesyonel kemerden farklı olarak malzeme askısı yoktur ve bel desteği kalın olmayıp genelde iniş ve basit çalışmalarda tercih edilir. Üst emniyet kemeri ise alt emniyet kemeri ile beraber kullanılan malzemelerdir.

1.5. Kasklar: Dağcının başını, taş düşmelerinde, çarpmalarda korumak için polyethylene veya polycarbonate den yapılmış darbelere karşı esneyebilen özelliği sayesinde kolayca kırılmayan güvenlik malzemesidir. Gece yürüyüşlerinde fenerin takılabilmesi için özel parçalar eklenmiştir. Kaskın içindeki ayarlama bantları sayesinde kullanıcının başının ölçülerine göre ayarlanabilmektedir. Üzerindeki delikler ısının dışarı çıkmasını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmiştir. Kaskın ayarları yapıldıktan sonra boynun altındaki klipsleri kullanıcıyı boğmayacak ve kaskın oynamasını önleyecek şekilde sıkmak kullanıcının emniyeti için önemlidir.

1.6. İniş malzemeleri: İp üzerinde kombine çalışan ve genellikle sürtünme metodu ile çalışıp fren mekanizması oluşturan malzemelerdir. Örnek olarak indirici (indy descender, stop descender), robot ve sekizliden bahsedilebilir.

1.7. Emniyet malzemeleri: Tırmanışta tırmanan kişiye ipin kontrollü gitmesini sağlayan, düşme durumunda ise ortaya çıkan şok ya da yükü mekanizması sebebiyle durdurmayı kolaylaştıran malzemelerdir. Örnek olarak gri-gri, reverso, yo-yo ve atc’ den bahsedilebilir.

Not: İniş malzemeleri ve emniyet malzemeleri asla birbirlerinin yerine kullanılmamalıdır.

1.8.Diğer malzemeler: İniş ve emniyet malzemeleri haricinde kalan malzemelerdir. Yapay tırmanışta, kurtarma sistemlerinde ve malzeme söküp takmada kullanılan malzemelerdir. Örnek olarak çekiç, makaralar, jumar, pro traxion, dağıtım plakası (paw), takoz sökme anahtarı (nutkey), ip merdiven, kancalar (sky hook: küçük kaya çıkıntılarına takılır, cliffhanger hook: büyük kaya çıkıntılarına takılır), fi fi çengelinden bahsedilebilir.

 

2. MALZEME ÖZELLİKLERİ ve KULLANIM YERLERİ

Kullandığımız malzemelerin her biri kendilerine has özellikleri, kullanım yerleri ve yapılarda özel olarak üretilmiştir. Bu sebepten dolayı malzemeleri kullanım yerleri ve sınırları dışında kullanmamak gerekir.

2.1. Emniyet Kemerine Malzeme Yerleştirilmesi:

Tırmanışın konforu ve emniyeti gereği emniyet kemerimize malzemeleri yerleştirirken çok özenli davranmalıyız. Özellikle denge ve kullanım sırasını gözetmeliyiz. İniş aleti ve bıçak gibi sıralamada en son kullanılacak veya kullanımı hiç gerekmeyecek aletleri en arkaya koymalıyız. En arka diye tarif edilen yer genelde emniyet kemerlerinde arka ortada bulunan, malzeme askıları haricinde kalan küçük halkadır. Kalabalık teşkil eden ekspres setler de çok kullanılmaları, sol el ve sağ elle hamle yapılmaları ve dengeli olmaları sebebi ile ön sol ve sağa yerleştirilir. Ara ve ana emniyet noktası teşkil etmede kullandığımız sikke ve takoz setler de mümkün olduğu kadar rahat seçim yaparak rahat bir şekilde yerleştirilebilmesi için düzenli yerleştirilmeli. Eğer mümkünse set halinde 2mm’lik bir iple kemere ayrıca sabitlenmelidir. Çekiç kol mesafesi hesaplanarak ayarlanmış bir 2mm’lik iple kemere sabitlenmelidir. Yine takoz sökülmesinde kullanılan nutkey de iple kemere sabitlenmelidir. Ana emniyet noktası kurmak ve ara emniyet noktasını ip hattı düzleminde tutmak için kullanılan çeşitli uzunluklardaki perlonlar da omuz ve kol altında çapraz askıya alınır. Bazı durumlarda ve uzun duvar tırmanışlarında çok fazla teknik malzemenin kemerde taşınması gerekebilir. Böyle durumlarda, düzgün kullanıldığı zaman sisteme de kolay girmeyi sağlayan boyun askısı yöntemi kullanılır.

2.2. Boyun Askısına Malzeme Yerleştirme:

Bazı durumlarda ve uzun duvar tırmanışlarında çok fazla teknik malzemenin kemerde taşınması gerekli olduğunda kullanılan bir yöntemdir.

Tırmanış esnasında, malzeme asmanın dışında kullanılmayacak bir parça perlon veya ekspres bandın boyun ve kol altına çapraz geçirilmesiyle olur. Belirli bir miktar ya da tüm ekspres setler düz kapıları ile boyun askısına girilir. Eğik kapılar da emniyet kemerine bağlanmış olan tırmanış ipine girilir. Daha sonra tırmanış esnasında ara emniyet noktası olarak teşkil edilen sikke veya takoza sırasıyla en alttaki çıkarılarak girilir. Bu sayede eğik kapılı karabinaya iple giriş hamlesi yapmaya gerek kalmaz.

2.3. Kayadaki Çatlakların Yapısal Özellikleri ve Şekilleri Hakkında Genel Bilgi:

Kaya yüzeylerinde karşılaşabileceğimiz çatlakları üç tip olarak değerlendirebiliriz. Bunlar yatay çatlaklar, dikey çatlaklar ve diyagonal (verevli) çatlaklardır. Bu çatlakları içeri daralan, dışarı daralan ve paralel yapıda görebiliriz. Bu çatlakların haricinde kaya yüzeylerinde karşımıza çoğu zaman delikler de çıkmaktadır. Böyle noktalarda asla sikke ve takoz kullanmaya çalışmamalıyız.

2.4. Uygun Yere Malzeme Yerleştirme:

Malzemeyi kullanmayı düşündüğümüz yerde bazı detayları görmeliyiz. Bu detayların en önemlisi daha önce bahsettiğimiz bir konu olan kayaların yapısıdır. Bu detay kullanılacak olan bütün malzemelerin değişmesine sebep olabilir. Sonrasında kayanın, çatlağın bize güven vermesi gerekmektedir. Kaya yüzeyinden ayrılmak üzere olan bir plakanın altına veya üzerine malzeme uygulamaya çalışırken bu güvenden bahsetmemiz mümkün değildir. Bir de kayanın içini göremeyeceğimiz için içyapısını test etmek için kaya yüzeyine çekiçle hafif vuruşlar yaparak dinlemeliyiz. Çıkan sesin dolgun ve tok olduğunu düşündüğümüz takdirde malzeme kullanımında bir sorun yoktur. Bazen kayanın içinde oluşmuş boşluklardan dolayı dolgun ve tok ses alamayız, böyle durumlarda malzeme kullanmamalıyız.

Kayanın ve üzerinde bulunan çatlağın güvenli olduğuna emin olduktan sonra çatlağa uygun malzeme seçerek yerleştirme yaparız.

2.4.1. Sikkelerin Çakılması:

Sikke çakılacak kayaya; çekiç ile vurularak sağlamlığı kontrol edilir ve çatlağın yapısına uygun sikke seçilir. Sikkenin yaklaşık 1/3’ü çatlağın içine el ile yerleştirilir. Daha sonra çekiçle bir iki hafif vuruş yapılarak sikkenin daha güvenli durması sağlanmalıdır (ilk vuruşumuz sert olursa çok yüksek ihtimalle sikke düşer). Güvenli duruşu sağladıktan sonra sikkeye daha güçlü vuruşlar yapabiliriz. Her vuruşta çekicin ve sikkenin sesi dinlenmelidir. Çatlağın arkası boş ya da çürükse ses boğuk çıkar. Çatlak sağlam ise sikkede ve çekiçte yükselen bir tiz ses çıkar. Vuruşlar esnasında her seferde aynı ses gelmeye başladığı zaman sikkenin tam olarak yerleşmiş olduğundan bahsedebiliriz. Burada yine dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Sikkenin gözü her zaman kayaya oturmalıdır. Sikkenin gözü kayadan uzak kalıyor ise; sikkenin çekme kolunu kısaltmak için perlon bantla veya yardımcı iple üzengi veya tam kazık düğümü yapılarak sikkenin kayaya en yakın kısmına bağlanır. Ekspres ile bu perlon ya da yardımcı ipe girilir.

2.4.2. Takozların Yerleştirilmesi: Takozlar da yukarıda bahsedilen kaya yapısı özelliklerine göre “uygun çatlağa uygun malzeme” prensibine dayanarak yerleştirilir. Takozların yerleştirildikten sonra kuvvet koluna karabinanın takılması ve rahat işlemesi için kolun uygun uzunlukta bırakılması gerekir.

Stopperler en az 2 yüzeyinin çatlak yüzeyine oturarak çatlağın daralma yönüne doğru ve elle çekilerek sıkışması sağlanır.

Hegzantriklerin de en az 2 yüzeyinin çatlak yüzeyine oturmasıyla sıkışması sağlanır. Stopperlerden farklı olarak hegzantriklerde farklı genişliklerdeki yüzey yapılarından dolayı dönme momenti etkisi gerçekleşir.

Tricam; perlonun yuvasına oturtulmasından sonra, düzgün bir şekilde çatlağın içerisine yerleştirilir. Doğru yerleştirilmediği takdirde en kolay çıkan takoz çeşididir. Mutlaka tam sıkışma anında alacağı şekli görene kadar kuvvet uygulamalıyız.

Friendler her türlü çatlak yapısına uygun olduğu için en kolay yerleştirilen ve çıkarılabilen takoz çeşididir. Friendleri yerleştirirken dikkat edilecek en önemli şey, geri çıkarma payını hesaplayarak yerleştirmektir.

Bütün takozları yerleştirdikten sonra üzerine el yardımı ile birkaç kez şok vererek sıkışması sağlanır ve sağlamlığı kontrol edilir.

2.5. Tırmanış Organizasyonu: Tırmanış ekip, rota, malzeme ve hava şartlarının içinde olduğu bir kavramdır. Öncelik ekip içindeki kişilerin teknik, kondisyon ve tecrübe durumudur. Buna göre önce ekip, ekibin tecrübesine dayanarak rota ve rotaya göre de malzeme seçimi yapılabilir. Tüm bunlardan sonrada gidilecek olan bölgenin hava şartları dikkate alınarak malzeme ve rota seçiminde değişiklikler yapılabilir.

Bu ön değerlendirmelerden sonra tırmanışın bütününü kapsayan bir zaman planlaması yapılır. Bu program içerisinde günleri, saatleri, mola ve kamp yerlerini, kullanılacak olan rotayı, alternatif rotaları, dönüş ve varış noktaları ile acil durum planlarını belirlemeliyiz. Faaliyetin yapılacağı yerin özelliğine göre gerekli mercilerden izin alınmalıdır. İzin gerekmeyen faaliyetlerde ise ekibin güvenliği için en azından bir arkadaşımıza veya faaliyet yapılacak dağın yakınlarındaki yerleşim birimlerinde bulunan yetkililerden birine (muhtar, jandarma, vb.) haber verilmelidir.

2.6. Lider Tırmanış Koordinasyonu: Lider tırmanış, tırmanılacak olan kaya yüzeyinde düşme riskinin arttığı ya da ekibin psikolojisinin yetmediği durumlarda teknik malzemenin kesinlikle kullanılması gereken durumlarda ortaya çıkar. Tırmanmadan önce tırmanılacak rota araştırılıp kaç kişinin tırmanacağı, zorluk derecesi, rotanın uzunluğu, kullanılacak malzemeler, tahmini tırmanma süresi, meydana gelebilecek aksilikler önceden planlanmalıdır.

Lider tırmanışta rotaya ve amaca göre seçilen kişi lider tırmanışa başlar. Rotanın zorluğuna ve tekniğine göre lider değişebilir. Lider, bir etap (single pitch)  tırmanırken ip bitmeden uygun bir yerde emniyet sistemi kurar. Artçı da liderin yanına gelirken kullanılan tüm malzemeleri toplar. Devam eden etaplarda (multi pitch) lider artçı değişimi rotaya göre yapılır. Tırmanış bu şekilde tamamlanır. Tırmanışta en az 2 kişi olacağı gibi rotaya göre daha fazla da olabilir. Liderle artçı arasındaki kişiler Prusik veya jumar yardımı ile her etabın arasında ip üzerinde emniyet alarak tırmanışını yapar. Hedeflenen noktaya ulaşıldıktan sonra duruma göre iple iniş yapılabilir ya da rotanın durumuna göre uygun inilebilecek yer var ise buradan dönülebilir.

2.7. Tırmanış Komutları: Tırmanış ekibinin hareket, uyarı, durum değerlendirmesi gibi detayları kısa ve anlaşılabilir bir şekilde birbirlerine bildirmesidir. Uyarılar (taş, son 3 metre, sendeyim, sıkı al) ; Durum (emniyetteyim, hazırım, bekle) ; Hareket (ip al, ip ver, gel, sıkı al) komutlarıdır. Kayanın durumuna ve hava şartlarına göre yüksek sesle bildirilmeli ve gereksiz konuşmalardan kaçınılmalıdır.

Lider, tırmanış için yanına uygun özellikte sikkeler ve çekiç, takozlar ve nutkey, expresler ve perlonlar, karabinalar ve diğer (iniş, emniyet malzemesi, bıçak, jumar, yardımcı ip) gerekli malzemeler alır. Artçının da özellikle malzeme çıkarmak için önemli olan çekiç ve nutkey, malzeme karabinası (iniş, emniyet malzemesi, bıçak, jumar, yardımcı ip) alması gerekir.

Lider tırmanış koordinasyonu içerisinde en önemli noktalardan biri de emniyet noktalarının seçimidir; bunlar ana ve ara emniyet noktalarıdır. Ana emniyet noktaları çoklu noktalardan ara emniyet noktaları tek noktadan da oluşabilir. Tırmanış esnasında dinlenmeler bu noktalarda yapılabilir.

2.8. Serbest İniş ve Çıkış: Üstten emniyetli olarak ipin sadece emniyet amaçlı kullanılması ile ipe hiç yük vermeden yapılır. Burada amaç tutamak ve basamakları temel tırmanış tekniklerini kullanarak tırmanmak ve inmektir.

2.9. Malzeme Kullanarak Kendini Emniyete Alma: Emniyet noktaları, doğal (kaya babası, kum saati, büyük ağaç gövdesi) emniyet noktaları ve teknik malzeme (sikke ve takozlar) kullanarak yapılan emniyet noktaları olarak değerlendirilir.

Bu noktalarda kişi kendini, arkadaşını ya da malzemeyi, kol mesafesi kadar uzunluğu olan perlon ya da yardımcı iple veya ana ipi kullanarak sisteme giriş yaparak emniyet alabilir.

2.10. İple İniş: İp üzerinde teknik malzeme (yarım kazık, sekizli, robot, vs.) ile veya sadece ipin kendisini vücudun üzerinde belirli bir düzende sararak yapılan iniş yöntemidir (Dülfer inişi).

 

  1. EMNİYET SİSTEMLERİ

3.1. Ana Emniyet: Tırmanışta sisteme binen yük ve şokun büyük bir kısmının absorbe edildiği noktalardır. Birden çok noktadan oluşturulur. Ana emniyet noktalarına binen yük değişken ve farklı yönlerde olabilir, bu sebepten dolayı çeker yönleri değişkendir. Bu değişkenlik bize ana emniyet noktalarının açısının 360 derece yani her yöne olmasını gerektirir. Yalnız tırmanışa başlanılan yer zemin ise çeker yönünün sadece yukarı olması iniş sistemlerinde ise sadece aşağıya olması yeterlidir. Çok noktalı, sabit, hareketli (dinamik) tarzda çeşitleri vardır. Ana emniyet sistemindeki noktaların aralarındaki mesafe açı değerini değiştireceğinden dolayı dikkatli olunmalıdır. Açı değerleri 60 ila 90 derece arasında olmalıdır. Açı değeri eğer daha fazla olursa sistemin kaldıracağı yük miktarı azalır.

3.2. Ara Emniyet: Ara emniyet noktası düşüş mesafesini azaltmak, dinlenmek, ipin doğrusallığı, rotanın güzergâhını belirlemek, dolaylı ve direkt yardım amaçları ile kullanılır. Direkt yardım emniyet noktasına basmak, tutmak ya da kendini emniyete almak, dolaylı yardım ise psikolojik destek ve dinlenme amaçlı olarak kullanılır.

Ara emniyet noktalarının arasındaki mesafe malzemenin çekerine ve kişinin kilosuna göre değişkenlik gösterir. Bu değişkenler içinde en önemlisi ilk ara emniyet noktasıdır. İlk ara emniyet noktasını kontrollü bir düşüş mesafesini geçmeden atmak gerekir, ikinci ara emniyet ise bir önceki mesafeden kısa olmalıdır. Düşme riskinin arttığı yerlerde ara emniyet noktaları birbirlerine yakın olmalıdır. Riskli bölgelerin hemen öncesinde ve hemen sonrasında da ara emniyet noktası atılmalıdır. Ara emniyetler doğal emniyet noktası olduğu gibi birden fazla malzeme ile yapılmış noktalar da olabilir. Bunların dışında ana ipin düzgün doğrusal bir hat izlemesi için de ara emniyet noktası atılabilir. Bunun için yanımıza değişik uzunluklarda perlon bant veya expres almalıyız.

 

  1. İP KULLANIM CETVELİ

İpin imal edilişinden başlamak üzere servisten çıkana kadar ip ile ilgili tüm bilgilerin kaydedildiği fabrika tarafından gönderilen bir kitapçıktır. İki bölümden oluşmaktadır.

1 – İmalatçı firma bölümü: İp ile ilgili teknik bilgilerin işlendiği bölümdür (ipin imal tarihi, cinsi, ağırlığı, uzunluğu vs.).

2 – Kullanıcı bilgileri bölümü: İpi kullananlar tarafından her etkinlikten sonra doldurulan bölümdür (tırmanılan metre, inilen metre ve düşüş sayısı).

4.1. İpin Kullanım Süresini Etkileyen Faktörler:

İpin kullanım süresi sadece faaliyet esnasında başından geçenlerle değil, satın almadan önceki ve satın alındıktan sonraki saklama koşulları ile de ilgilidir. İpler düğümsüz, düzgün toplanmış bir şekilde, kuru ve normal sıcaklıkta doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmayacak şekilde saklanmalıdır. Her faaliyet sonrasında elle ve gözle kontrol edilmeli, üzerinde çamur ve toz kalıntıları kalmayacak şekilde saklanmalıdır.

Bunun yanı sıra faaliyetlerde kullanım şekline göre bir takım hesaplamalar yapmamız gerekmektedir.

  • ip ile tırmanılan metre x 0.33
  • ip ile inilen metre x 1.66

Örnek: Etkinlik süresince 400 m tırmanmış ve 300 m iniş yapılmış olsun. İpin yıpranması kaç metre olur?

Çözüm: 400×0.33=132 300×1.66=498 m

132+498=630 m yıpranmış olur.

 

  1. DÜŞME FAKTÖRÜ ve ŞOK

Düşüşlerde düşme faktörü ve şok dağcının vücuduna bindireceği olumsuz yüklerdir. Şoku hesaplamak ve limit dışı faktörlerde gerekli tıbbi tedbirleri almak sağlık açısından faydalı olacaktır.

Düşme faktörü= düşülen mesafe / tırmanılan ip boyu (Eğer bu oran 1 çıkarsa çıkılan mesafe kadar düşülmüştür. O nedenle oranın 2’ ye yakın çıkması uygundur.)

Şok= dağcının kilosu x çıkılan mesafe x 2 (düşülen mesafe) (birimi kg)

Örn: Balkonda 75 kg ağırlığında olan bir dağcı tırmanıyor ve ilk ara emniyet noktasını 0,2 m atıyor. Sonra tırmanmaya devam ediyor. 5 m tırmandıktan sonra düşüyor. Düşme faktörü ve şok nedir?

Çözüm: düşülen mesafe: 10 m tırmanılan ip boyu = 5,2 m

Düşme faktörü: 10 / 5,2 = 1,9 (2’ ye yakın olduğu için dağcı ciddi şok yemeyecektir.)

Şok: 75 (dağcının kilosu) x 10 (çıkılan mesafe x 2) = 750 kg şok yemiştir. Yenilen şok 1000’ i geçmemelidir.

5.1. Etki Kuvveti (impact force): Düşüşlerde ortaya çıkan şok ve buna bağlı olan faktör etki kuvvetinin değerini verir. Düşük faktörlü düşüşler ipe hasar vermez yüksek faktörlü düşüşler ise ipe hasar verir. Düşüşün yüksek faktörlü olması demek, düşülen mesafenin verilen ip boyuna yakınlaşması anlamına gelir.

 

  1. YAPAY TIRMANIŞ

Tırmanış esnasında kişinin teknik malzemelerin (fifi çengeli, prusik, jumar, tiblock, skyhook, cliffhanger, hamle sikkesi, ip merdiven vs.) birkaç hafif yüklenmenin haricinde çok sayıda yükselmek için kullanılmasıyla ortaya çıkan tırmanış şeklidir. Tutamak ve basamağın tutulamayacak ve basılamayacak kadar küçülmesi ve mesafenin artması durumlarında yapay tırmanışa gerek duyulur. Bununla beraber yapay tırmanış yapmak fazlasıyla zaman ve efor kaybına sebep olur.

 

  1. HARİTA VE PUSULA KULLANIMI: Pusula ana olarak kerteriz almak için kullanılır. Bu iki şekilde olur. Havanın kapalı olduğu bir anda, harita üzerinde yerimizi biliyorsak, pusula yardımıyla istediğimiz yöne doğru yol alabiliriz.
  2. a) Hedef Açısı Haritadan Alınacaksa: Harita üzerinde konumunuzu ve hedefi işaretleyin, Pusula tabanının uzun kısmını bu iki nokta üzerine dayayın, Pusulayı oynatmadan, yuvayı, yön okları harita kuzeyini gösterene kadar çevirin, hedef açısını okuyun.
  3. b) Hedef Açısı Biliniyorsa: Hedef açısı verildiyse ya da yukarıdaki yöntemle elde edildiyse; Açı kadranını, hedef açısı indeks çizgisine gelene kadar çevirin, vücudunuzu manyetik iğne, yön okunun ortasına gelene kadar döndürün. Yön okunun gösterdiği yön gidiş yönünüzdür. Eğer haritanın kuzey-güney çizgileri yoksa harita kenarına paralel çizgiler çizebilirsiniz. Haritayı pusulayı kullanıp kuzeye çevirmek, harita şekilleriyle gerçek ortamı karşılaştırmak açısından avantajlı olabilir.
  4. a) Hedef Belirleme: Pusulayı hedefe doğru çevirin, hedef oku hedefe doğru baksın. Pusula yuvasını, yön oku, manyetik iğnenin üzerine gelene kadar çevirin, bu açı hedef açınızdır, harita üzerinde bulunduğunuz yerden o açı uzaklıkta obje hedefinizdir.
  5. b) Konum Belirleme: Bir önceki yöntemle tepenin hedef açısını ölçün, Pusulayı, bu köşe etrafında, pusula yön çizgileri harita kuzey çizgileriyle çakışana kadar çevirin. Tepenin üzerinde olan pusula köşesinden, pusulanın diğer köşesine bir çizgi çizin. Aynı işlemi anten için de yapın. Bu iki çizginin kesiştiği yer konumunuzdur. Bu işlemi birden fazla hedef için de yapabilirsiniz.

7.1. Pusula İle İlgili Dikkat Edilmesi Gerekenler: Pusula metal objelerin yanında kullanılmaz, bu tip objeler pusulanın iğnesini saptırabilir. Pusulanın kutuplanmasında problem olursa kuvvetli bir mıknatısın güney tarafıyla iğnenin kuzey tarafına hızlıca vurmak gerekir. Hava basıncının hızlı düşmesi durumunda (örneğin hızlı irtifa kazanmada) pusulada kabarcıklar oluşabilir. Kimi pusulalarda klinometre de bulunur (eğimölçer). Bu dokümanda bahsedilmeyecektir.

7.2. GPS (Global Positioning System: Küresel Konum Belirleme Sistemi)

Uydulardan alınan sinyaller yardımıyla konum belirleyebilen sisteme GPS denir. Eğer GPS üç uydudan sinyal alırsa konumunu belirleyebilir, dördüncü bir uydudan da sinyal alırsa yüksekliğini de belirleyebilir. GPS’ ler normalde 15 metreye doğrulukla çalışabilirler. Ancak Amerikan Savunma Bakanlığı askeri bölgelerin tespitini zorlaştırmak için bu değeri kimi zaman 100 metreye kadar çıkarmaktadır. O yüzden GPS’ lerin hassasiyeti 100 metre olarak kabul edilir.

GPS’ lerin ana avantaj ve dezavantajları şunlardır: Kısa bir süre içinde kesin yerinizi belirlemenizi sağlarlar (3-5 dakika içinde, +10/-10 metre hassasiyetle). Programlanabilenleri rota bulmaya yardımcı olur, rotanızı girip kontrol yaparsınız. Yeni modeller bilgisayar ile çalışabildiklerinden bilgisayar yardımıyla çok kolay rota girişi (ya da tam tersi) yapılabilir. Pil ömürleri 8-20 saat arasında olduğundan, uzun süreli gezilerde çok yedek pil gerektirirler. Kapalı mekânlarda, orman içinde, derin vadilerde, sisli ya da bozuk havada çalışacaklarının garantisi yoktur. Düşük sıcaklıklarda çalışmazlar. Asla harita ve pusula yerine kullanılmamalı, harita ve pusula daima hazır tutulmalıdır.

7.3. Altimetre: Altimetre hava basıncı değişimi yardımıyla yükseklik ölçen bir alettir. Ortama hızlı uyum sağlayamamak ve hata oranı fazla olmakla birlikte bilhassa tırmanışlarda, kayak yaparken konum belirlemede oldukça kullanışlıdır. Altimetre deniz seviyesine göre ölçüm yapar, ancak bilinen her yerde ayarlamak gerekmektedir. Doğruluğu hava durumuna bağlıdır. Hava durumunun değişiminde, aynı yer için, altimetrenin değeri de değişir.

 

  1. BESLENME:

8.1. Bazal Metabolizma: Organizmanın hareket yapmadan sadece canlılık işlevini sürdürebilmesi için kg başına 24 saatte harcadığı enerji miktarıdır.

1 kcal/kg/saat olarak hesaplanır. Birimi kalori ve/veya kilokaloridir. Bir kilokalori 1000 küçük kaloriden oluşur.

Ör: 70 kg. ağırlığında olan bir dağcının günlük bazal metabolizma ihtiyacı 70 x 24 = 1.680 cal (veya 1,680 kcal) dir.

8.2. Besin Öğeleri:

8.2.1. Karbonhidratlar: Vücudumuzun günlük etkinliğini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyulan enerji sistemlerinden biriside karbonhidratlardır. Vücut için glikoz ve nişasta temel enerji kaynağımızdır, bu enerji kaynakları vücudun yakıtı olarak değerlendirilmektedir. Vücudumuz özellikle oksijen ve suya ihtiyaç olduğu durumlarda en etkili yakıt olarak karbonhidratları tercih eder. Elbette yağ ve protein de enerji sağlanmasında kullanılmaktadır. Bunların enerjiye dönüşülebilmesi için yeterli miktarda suya ve oksijene ihtiyaç duyulmaktadır. Etkinliğin önemine bağlı olarak günlük enerjinin % 55-65 arası karbonhidratlardan sağlanmaktadır. Karbonhidratların hazmı ağızda tükürükle başlar mide ve bağırsaklarda tamamlanır. Hazmın kolay olabilmesi için alınan besinler iyi çiğnenmeli ve tükürükle karıştırılmalıdır.

8.2.1.1. Karbonhidratlar basit ve karmaşık olmak üzere 2 çeşittir:

  1. a) Karmaşık karbonhidratlar: Tahıllardan, baklagillerden, kuruyemişlerden, meyvelerden ve sebzelerden karşılanmaktadır.
  2. b) Basit karbonhidratlar: İçeriğinde fazla miktarda şeker barındıran, şeker, meyve, bal, şekerkamışı, incir, dut, kuru üzüm, kayısı, hurma, keçi boynuzu vb. dir.

8.2.1.2. Karbonhidratların yararları:

  1. Vücudumuzun en büyük enerji kaynağıdır.
  2. Beyin ve sinir sisteminde kullanılan temel enerji kaynağıdır.
  3. Glikozdan enerji ihtiyacını direkt karşılar.
  4. 4. Hastalıklara karşı vücudun savunma sistemini hazırlar.
  5. Sıvı ile birlikte eklemlerin yağlanmasını sağlar.
  6. Enerji sağlamasının yanında vitamin, mineral, protein, lif sağlar.

7.Yeterli su ve oksijen bulunmadığı zaman organizma tarafından en kolay enerjiye çevrilen enerji türüdür.

  1. Pişirilme süresi kısadır.

8.2.2. Yağlar: Yiyeceklerimizin esasını oluşturan, vücudumuz ve yaşamımız için gerekli enerji kaynaklarından birisidir. Günlük enerji ihtiyacımızın % 25 – 30 ‘ u yağlardan sağlanır. Yağın bir gramında 9 kcal bulunmasına rağmen enerjiye dönüşebilmesi için yeterli miktarda oksijene ve suya ihtiyaç vardır. Yağlar kendi işlevlerine ve üretimlerine göre iki bölüme ayrılmaktadır.

  1. a) Doymuş yağlar: Oda ısısında katı halde kalabilen yağlardır. Tüm hayvansal besinlerde doymuş yağ oranı yüksektir (tereyağı, peynir, yağlı süt, çikolatalarda ve bisküvilerde kullanılan hindistan cevizi bu gruba girer).
  2. b) Doymamış yağlar: Genellikle bitkilerden elde edilen yağlardır. Örn: zeytinyağı bu gruba girer.

Yağlar üretimine göre iki çeşittir.

8.2.3 Hayvansal yağlar: Hayvanlardan elde edilen tereyağı, kuyruk yağı, balık yağıdır.  A-D-E-K vitaminleri yağların içerisinde bulunmaktadır. Hayvansal yağlar yenmez ise vücut bu vitaminleri alamaz.

8.2.4 Bitkisel yağlar: Bitkilerden elde edilen zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, fındık yağı, yerfıstığı yağı ve soya yağıdır. Sindirilmeleri kolay olduğundan sıvı yağlar her gün yeterli miktarda alınmalıdır.

8.2.5  Yağların yararları:

  1. Besin grupları arasında en fazla enerji verenidir.
  2. Sinir hücrelerini sararlar, beyin ve sinir hücrelerinin yapısında bulunurlar.
  3. Yağda eriyen ( a – d – e – k ) vitaminleri sindirim ve emilmelerde yardımcı olurlar.
  4. Vücut sıcaklığının düzenlenmesini sağlarlar.
  5. Kalp, böbrek ve sinirler gibi birçok duyarlı organı çevreleyerek dış etkenlerden korurlar.

8.3 Sıvı alımı: Dağcılıkta susuzluk ( dehidratasyon ) vücudun yapım ve yıkım süreçlerinin başlatılmasında en önemli etkendir. Normal bir erişkin, günde ortalama 2.000-2.500 ml su tüketir. 1.500 ml’ si (%75) ağız yoluyla geriye kalan kısmı da katı gıdalardan alınan, ya da oksidasyon sonucu oluşan sudur. Günlük su kayıpları normal şartlarda idrar ile 800-1.500 ml, Gaiyta ile 250 ml ve hissedilmeden kayıp olan 600 ml (100-1.500 ml)’ dir. Su alımı tamamen durdurulmuş bir kişi bile katabolizma artıklarını (vücutta yağların yakılması sonucu oluşan atıklar) atabilmek için günlük en az 500-800 ml idrar çıkarır; ayrıca hissedilmeyen kayıplar da devam eder. Hissedilmeyen kayıpların % 75’i deri, % 25’i akciğerler yoluyla olur ve hipermetabolizma (bazal metabolizma hızının artması), hiperventilasyon (solunumun artması) ve yüksek ateş bu kaybı arttırır. Deriden olan hissedilmeyen sıvı kaybı terlemeyle olan kayıp değil, vücut içinde oluşan su buharının ciltten kaybolmasıdır. Bu kayıpları karşılayacak ve atıkları vücuttan uzaklaştırmak için gerekli olan 0.5 ml/kg/saat’ lik en az idrar miktarını sağlayacak kadar sıvı verilmelidir. Vücut tarafından alınan su; eklemlerin yağlanmasında, kanın akışkanlığının sağlanmasında, alınan besinlerin yakılmasında, beyin ve diğer oksijene ihtiyaç duyan organlara oksijen taşınmasında, hücrelerin nemli kalmasında, ısı balansında kullanılmaktadır. Suyu, susadığımız zaman değil her 20 –30 dakikada, ağız dolusu  ( 3 yudum ) olacak şekilde içmek su kaybını önlemek için yeterli olacaktır.

8.3.1 Sıvı kaybının belirtileri:

  1. Beslenirken alınan gıda uzun zaman ağızda çiğnenmesine rağmen yutmada zorluk çekilmesi
  2. Yeterli derecede idrar yapmaya çıkılmıyor ise
  3. İdrarın rengi normal renginden daha koyu ise
  4. Yapılan idrarın miktarında düşme var ise sıvı kaybı olduğu anlamına gelir.

 

  1. ANTRENMAN BİLGİSİ

9.1 Kaya tırmanışı ve dağcılık için antrenman: Antrenman bedensel ve moral gücün teknik ve taktik becerilerin organik ve psikolojik yüklenmelerle düzeltilmesi ve en üst düzeye getirilmesi amaçlarına yönelik bir eğitim sürecidir. Antrenman amaçları, antrenman sürecinin tüm hazırlıklarını içerir. Bunlar: Dayanıklılık, kuvvet, sürat gibi kondisyon el performansı oluşturan motorik özelliklerdir. Antrenman etkinliğini ve uygunluğunu oluşturan temel bilimsel ilkeleri, özellikle teknik-taktik alanı kapsar. Psikolojik hazırlığı içerir. Antrenman amaçlarına ulaşmak için antrenmanda kullandığımız alıştırmaları kapsar. Örneğin; sıçrama gücünü geliştirmek için engeller üzerinden çift ayak sıçrama gibi.

Sportif verimliliğin en üst düzeyine ulaşabilmek için antrenmanın amacına yönelik seçilen alıştırmaların uygun yüklenme ilkelerine göre uygulanması büyük önem taşır. Alıştırmaların seçiminde; amaca uygunluk, ekonomik ve etkinlik ilkeleri dikkate alınmalıdır.

9.2 Antrenmanın ilkeleri: Yüksek seviyede özelleştirilmiş fiziksel hazırlık ve tekniğe ulaşabilmek için gerekli şartlardan biri de geniş ve çok yönlü temel bir fiziksel gelişimdir. Spor için gerekli olan bütün kas grupları, eklem esnekliği, hareketlilik geliştirilmelidir. Sporcu sprinter (kısa koşucu) kadar hızlı halterciler kadar güçlü uzun mesafeciler kadar dayanıklı ve akrobat kadar koordineli olmalıdır.

 

  1. ÇEVRE VE DOĞA KORUMA BİLGİSİ( EKOLOJİ):

9.1 Ekosistem: Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlere ekosistem denir. Ekosistem aynı zamanda bir besin ağı ile şekillenmektedir. Ekosistem, küresel ölçekte bir düzeni ifade etmekle beraber yerel ve korunaklı bir sistemin varlığına da atıfta bulunabilir.

Her ekosistemin kendine özgü özellikleri vardır, ekosistemde yaşayan canlı çeşitleri ve ekosistemlerin büyüklükleri farklı olabilir. Bilinen en büyük ekosistem Dünya’ dır. Dünya’da irili ufaklı farklı özellikte çok sayıda ekosistem çeşidi bulunur. Dünya, daha küçük ekosistemlerin birleşmesiyle oluşur. Ekosistemler kara ve su ekosistemleri olarak iki gruba ayrılırlar.
Kara ekosistemleri çöl, orman, çayır, mera, mağara, tundra, vadi, bataklık, kent ekosistemleri gibi daha küçük ekosistemlere ayrılır. Su ekosistemleri de dere, nehir, göl, pınar, baraj, deniz, havuz, okyanus ekosistemleri gibi daha küçük ekosistemlere ayrılır. Ekosistemlerdeki ışık, yağış, nem, rüzgar, sıcaklık ve iklim özellikleri o ekosistemdeki bitki örtüsü (flora) ile hayvan çeşitliliğini (fauna) belirler. Bu yüzden canlıların ekosistemlerdeki çeşitleri ve dağılışları farklıdır.

9.2 Dağlık alanlar ve dağ ekosistemleri: Dağlık alanlar, ekolojik açıdan duyarlı ve kaynak değerleri korunması gereken ekosistemlerdir. Dağ ekosistemlerine yönelik yönetim planlaması süreci araştırılmalıdır. Öncelikle araştırma alanının doğal, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı belirlenmeli, elde edilen veriler ekolojik değerlendirme yöntemi ile Coğrafi Bilgi Sistemi ortamında değerlendirilmelidir. Sosyo-ekonomik ve kültürel verilerin elde edilmesinde Kırsal Alan Genel Bilgi Formu kullanılmalı ve edinilen bilgiler yönetim planlamasına yönlendirilmelidir. Değerlendirme sonuçlarına göre Dağlık Alanlar, sahip olduğu kaynak değerleri ile korunması gereken bir sistemdir.

 

10.İLK YARDIM VE KURTARMA BİLGİSİ

10.1 Hayat kurtarma zinciri nedir?

Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir ve ilkyardımcının görevi değildir.

1.Halka – Sağlık kuruluşuna haber verme

2.Halka – Olay yerinde yapılan Temel Yaşam Desteği

3.Halka – Ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler

4.Halka – Hastane acil servisleridir

10.2 İlkyardımın ABC si nedir?

Bilinç kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir:

  1. Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi (airway)
  2. Solunumun değerlendirilmesi ( Bak-Dinle-Hisset) (breathless)
  3. Dolaşımın değerlendirilmesi (cardio-vascular)

D Bilinç ve sinir sistemi kontrolü yapılır. (damage of nevre system)

E Çevre güvenliği sağlanır. (environment factors)

10.3 İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir?

Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar. Hareket sistemi şu yapılardan oluşur:

Kemikler

Eklemler

Kaslar

Dolaşım sistemi: Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri elemanları taşır ve yeniden geriye toplar. Dolaşım sistemi şu yapılardan oluşur:

Kalp

Kan damarları

Kan

Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve dokuların oksijenlenmesini sağlar. Solunum sistemi şu organlardan oluşur:

Solunum yolları

Akciğerler

Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi ve solunum ile dolaşımı sağlar. Sinir sistemi şu yapılardan oluşur:

Beyin

Beyincik

Omurilik

Omurilik soğanı

Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur. Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur:

İdrar borusu

İdrar kesesi

İdrar kanalları

Böbrekler

Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar. Sindirim sistemi şu organlardan oluşur:

Dil ve dişler

Yemek borusu

Mide

Safra kesesi

Pankreas

Bağırsaklar

Yaşam Bulguları:

Bilinç

Solunum

Dolaşım

Vücut Isısı

Kan Basıncı

Bilinç Durumu:

Normal bir kişi kendine yöneltilen tüm uyarılara cevap verir.

Bilinç düzeyi yaralanmanın ağırlığını gösterir.

Bilinç Yerinde => Tüm uyarılara cevap var

Derece 1 => Sözlü ve gürültülü uyarılara cevap var

Derece 2  => Ağrılı uyaranlara cevap var

Derece 3 => Tüm uyarılara karşı kapalı (cevap yok)

Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir?

Hastalık ya da yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek

İlkyardım önceliklerini belirlemek

Yapılacak ilkyardım yöntemini belirlemek

Güvenli bir müdahale sağlamak

Hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir?

Hasta/yaralıya sözlü uyaran ya da hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorularak bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir. Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:

  1. Çevre güvenliği sağlanır
  2. Bilinç kontrolü yapılır
  3. İlkyardımın ABC si değerlendirilir.

HAZIRLAYANLAR

Durmuş UÇGUN

Emrah AYKORA

Mahmut GERS

Murat Salim ŞEREN

Nevzat TEZER

Sizde Paylaşın...Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter